Uluslararası marka korumasının maliyeti, sabit ve herkese aynı şekilde uygulanabilen bir konu değildir. Çünkü burada maliyeti etkileyen çok sayıda değişken vardır: başvuru yapılacak ülke sayısı, bu ülkelerin resmi harç yapıları, seçilecek sistem, sınıf sayısı, yerel vekil gerekip gerekmediği, ofis yazısı çıkma ihtimali, çeviri veya ek işlem ihtiyaçları ve başvurunun genel karmaşıklığı bunlardan yalnızca birkaçıdır. Bu nedenle uluslararası marka konusunda “tek fiyat” mantığı genellikle yanıltıcı olur.
Ancak burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta, maliyeti yalnızca başlangıç ödemesi olarak görmemektir. Uygulamada birçok işletme “en uygun fiyatlı” uluslararası çözümü ararken, gerçekte kendi ticari modeline uymayan bir sistem seçebiliyor. Sonuç olarak ya gereksiz ülkelere başvuru yapılmış oluyor ya da asıl önemli pazarlarda eksik koruma oluşuyor. Kısacası düşük başlangıç bedeli her zaman doğru yatırım anlamına gelmez. Marka koruması, özellikle yurtdışı pazarlarda, bir gider kalemi değil; doğru kurgulanırsa doğrudan ticari güvenlik ve marka değeri sağlayan stratejik bir yatırımdır.
İNKA PATENT olarak bu nedenle maliyet konusunu her zaman stratejiyle birlikte ele alıyoruz. Müvekkile yalnızca “şu kadar tutar” demek yerine, “hangi ülke neden gerekli, hangi ülke daha sonra alınabilir, hangi sistem neden daha verimli olur?” sorularını cevaplıyoruz. Böylece müvekkil yalnızca bir başvuru bütçesi öğrenmiş olmuyor; aynı zamanda parasını en doğru yerde kullanacağı bir yol haritasına sahip oluyor. Bizim yaklaşımımızda önemli olan, en ucuz yolu göstermek değil; en isabetli ve sürdürülebilir uluslararası korumayı kurmaktır.