Patent, özellikle teknoloji odaklı girişimlerde yatırımcı üzerinde çok ciddi olumlu etki yaratabilir. Bunun nedeni, patentin yalnızca teknik buluşu koruyan bir belge değil; aynı zamanda girişimin “kopyalanabilir değil, savunulabilir” olduğunu gösteren işaret olmasıdır. Yatırımcı, pazarda hızlı büyüyen ama kolayca taklit edilebilecek yapıdan çekinebilir. Buna karşılık patentle desteklenmiş teknoloji, girişime belirli ölçüde bariyer ve farklılaşma sağlar.
Ancak patentin yatırımcı üzerindeki etkisi, sadece varlığına değil niteliğine de bağlıdır. Her patent başvurusu aynı etkiyi yaratmaz. Gerçekten teknik değer taşıyan, doğru ülkelerde korunan, iş modeline temas eden ve rakiplerin kolayca etrafından dolaşamayacağı şekilde kurgulanmış patentler yatırımcı gözünde daha anlamlıdır. Buna karşılık yalnızca sunumda iyi dursun diye yapılan ama ticarileşmeyen başvurular beklenen etkiyi yaratmayabilir.
İNKA PATENT olarak girişimlerde patent stratejisini yatırım diliyle de uyumlu kurmaya çalışıyoruz. Çünkü önemli olan “patentimiz var” demek değil; “bu patent iş modelimizi nasıl savunuyor?” sorusuna cevap verebilmektir. Doğru patent, yatırımcı için sadece teknik detay değil; risk azaltıcı ve değer artırıcı unsurdur.