Patentler teorik olarak ekonomik değeri olan varlıklar olduğu için finansal işlemlerde dikkate alınabilir; ancak pratikte bu konu her zaman kolay işlemez. Bankalar ve finans kurumları, patentin teknik olarak varlığından çok, ekonomik olarak ne kadar değer ürettiğine bakar. Yani bir patentin kredi sürecinde işe yarayabilmesi için yalnızca tescilli olması yetmez; aynı zamanda ticarileşmiş, lisanslanabilir, savunulabilir ve gerçek piyasa etkisi olan bir hak olması gerekir.
Özellikle sanayiye uygulanmış, satışa dönüşmüş, rakiplere karşı bariyer oluşturmuş veya lisans geliri üretebilecek patentler çok daha güçlü ekonomik enstrüman haline gelir. Buna karşılık yalnızca başvuru halinde olan veya ticari karşılığı henüz oluşmamış patentler, çoğu zaman aynı etkiyi yaratmaz. Bu nedenle patentin finansal değeri, teknik dosya kadar ticari başarıyla da bağlantılıdır. Patentiniz güçlü olabilir; ama bankanın gözünde teminat değerine dönüşmesi için ekonomik karşılığının da görünür olması gerekir.
İNKA PATENT olarak patentleri sadece hukuki belge değil, ekonomik varlık perspektifiyle de değerlendiriyoruz. Müvekkilin teknolojisinin nasıl yapılandırıldığını, hangi ülkelerde korunduğunu ve ticari etkisini göz önünde bulundurarak daha bütünsel yol haritası çiziyoruz. Çünkü patent, doğru yönetildiğinde finansal güç göstergesine dönüşebilir; ancak bu dönüşüm planlama gerektirir.