NDA, yani gizlilik sözleşmesi, özellikle teknik buluşlar, ticari projeler, iş birlikleri, yatırım görüşmeleri ve dış kaynaklı üretim süreçlerinde son derece faydalı bir araç olabilir. Ancak her durumda otomatik olarak tek çözüm olduğu düşünülmemelidir. NDA’nın asıl değeri, paylaşılan bilginin gizli nitelikte olduğunu baştan tanımlamak, tarafların bunu nasıl kullanabileceğini sınırlamak ve ihlal durumunda hukuki zemin oluşturmaktır. Bu nedenle özellikle projenin henüz kamuya açıklanmamış olduğu aşamalarda önemli bir koruyucu işlev görür.

Bununla birlikte NDA tek başına mucizevi koruma sağlamaz. Eğer proje çoktan birçok kişiyle paylaşılmışsa, gizli bilgi açıkça tanımlanmamışsa veya fiilen takip edilmeyen bir ilişki varsa, sözleşme teoride var olsa da pratikte zayıf kalabilir. Ayrıca bazı durumlarda gizlilik sözleşmesi yapılmadan da profesyonel sır saklama yükümlülüğü bulunan ilişkiler olabilir. Dolayısıyla esas soru “NDA yapalım mı?” kadar “hangi durumda, ne kapsamda ve hangi içerikle yapalım?” olmalıdır.

İNKA PATENT olarak gizlilik sözleşmelerini standart evrak gibi ele almıyoruz. Müvekkilin neyi korumak istediğini, bilgiyi kimle paylaşacağını, paylaşımın amacını ve risk seviyesini belirliyoruz. Ardından bu ilişkiye uygun çerçevede NDA öneriyoruz. Çünkü iyi hazırlanmış bir gizlilik sözleşmesi, proje daha tescile dönüşmeden önce bile önemli bir savunma alanı oluşturabilir.