Marka ihlali kanıtlanırken temel mesele, karşı tarafın kullandığı işaretin sizin tescilli veya korunabilir markanızla karışıklık yaratacak ölçüde benzer olup olmadığını ve bu kullanımın ticari hayatta gerçekleşip gerçekleşmediğini ortaya koymaktır. Bu nedenle ihlal yalnızca kelime benzerliği ile değil; kullanım bağlamı ile birlikte değerlendirilir. Karşı taraf markayı ürün üzerinde, ambalajda, reklamda, e-ticaret başlığında, sosyal medya profilinde veya ticari evrakta kullanıyorsa ve bu kullanım sizin markanızla ilişkilendirilebilir nitelikteyse, ihlal iddiası güçlenir.

Kanıtlama sürecinde ekran görüntüleri, fotoğraflar, ürün numuneleri, satış ilanları, reklam metinleri, faturalar, kataloglar, fuar görselleri, web sitesi kayıtları ve müşteri yönlendirme verileri önemli rol oynar. Ayrıca ihlalin hangi sınıf veya hangi mal ve hizmetler üzerinde gerçekleştiği, tüketici kitlesinin aynı olup olmadığı ve karışıklığın gerçekçi biçimde doğup doğmadığı değerlendirilir. Yani marka ihlali sadece “aynı ismi kullanmışlar” şeklinde değil; “bu kullanım ticari olarak tüketiciyi yanıltıyor mu?” çerçevesinde ispatlanır.

İNKA PATENT olarak marka ihlali dosyalarında delil stratejisini baştan kuruyoruz. Çünkü birçok hak sahibi ihlali görüyor ama doğru belgeleyemediği için elindeki dosya zayıflıyor. Biz önce ihlalin niteliğini tespit ediyor, sonra hangi kanıtların daha etkili olacağını belirliyoruz. İyi hazırlanmış delil dosyası, ihlal sürecinde çoğu zaman hukuki argüman kadar önemlidir. Hakkı görmek ayrı şeydir; o hakkın ihlal edildiğini ispatlayabilmek ayrı şeydir.