Marka ile ilgili her uyuşmazlıkta doğrudan mahkemeye gitmek zorunlu değildir. Hatta uygulamada birçok dosyada, mahkeme aşamasına gelmeden önce çözülebilecek etkili yollar bulunmaktadır. Marka başvurusuna karşı idari itiraz, uzlaşma görüşmeleri, muvafakat süreçleri, ihtarname gönderimi, e-ticaret platformlarına şikâyet, sosyal medya kaldırma talepleri veya gümrük başvuruları gibi araçlar çoğu zaman daha hızlı, daha ekonomik ve daha kontrollü sonuç verebilir. Bu nedenle her sorunda ilk refleksin dava açmak olması doğru bir yaklaşım değildir.
Bununla birlikte bazı dosyalarda mahkeme kaçınılmaz hale gelir. Özellikle marka hakkına açık ve yoğun şekilde tecavüz ediliyorsa, karşı taraf ihtara rağmen kullanımı sürdürüyorsa, maddi zarar büyüyorsa veya idari yollarla çözüm mümkün olmuyorsa yargı yoluna başvurmak gerekebilir. Ayrıca bazı durumlarda tescilin hükümsüzlüğü, kullanımın durdurulması, maddi ve manevi tazminat talepleri veya ihtiyati tedbir gibi güçlü koruma mekanizmaları ancak mahkeme eliyle sağlanabilir. Dolayısıyla “mahkemeye gitmek gerekli mi?” sorusunun cevabı, dosyanın niteliğine göre değişir.
İNKA PATENT olarak biz her uyuşmazlıkta önce en etkili ve en akılcı yolu tespit ederiz. Gereksiz dava açılmasını önemsiz görmeyiz; çünkü dava hem zaman hem enerji hem de ticari ilişki yönetimi açısından ciddi sonuç doğurur. Önce idari ve pratik yolları, sonra gerekiyorsa yargısal seçenekleri değerlendiririz. Böylece müvekkil, refleksif değil, stratejik bir koruma yaklaşımı ile hareket etmiş olur. Bizim için önemli olan, yalnızca bir dosyayı mahkemeye taşımak değil; markayı en etkili biçimde korumaktır.