Bir marka başvurusuna karşı tarafın itiraz etmesi, başvurunun kesin olarak reddedileceği anlamına gelmez. Ancak bu durum, dosyanın artık daha dikkatli ve profesyonel biçimde yönetilmesi gerektiğini gösterir. İtiraz geldiğinde ilgili ofis, başvurunun karşı tarafın önceki hakkı ile çatışıp çatışmadığını değerlendirmeye başlar. Bu aşamada artık süreç sıradan bir başvuru süreci olmaktan çıkar; hukuki argümanlar, karşı görüşler, deliller ve strateji devreye girer.
Karşı taraf itiraz ettiğinde yapılacak en büyük hata, paniğe kapılmak veya “madem itiraz geldi, dosya bitti” düşüncesine kapılmaktır. Çünkü birçok itiraz dosyası doğru yönetildiğinde aşılabilir. İtirazın dayandığı marka gerçekten güçlü mü, markalar gerçekten karıştırılacak kadar mı benzer, mal ve hizmetler ne ölçüde örtüşüyor, karşı taraf markasını kullanıyor mu, farklılaştırıcı unsurlar var mı; tüm bu soruların cevapları sonucu etkiler. Yani itiraz gelmesi önemli bir gelişmedir, ancak tek başına sonucun göstergesi değildir.
İNKA PATENT olarak itiraz gelen dosyalarda ilk yaptığımız şey, itirazı duygusal değil teknik açıdan çözümlemektir. Karşı tarafın gerçekten güçlü olup olmadığını, itirazın ne kadar ciddiye alınması gerektiğini ve hangi savunma stratejisinin öne çıkacağını belirliyoruz. Gerekirse kullanım talebi, ayrıştırıcı argümanlar, sınıf değerlendirmesi veya müzakere seçeneklerini de dosyaya dahil ediyoruz. Çünkü itiraz karşısında güçlü olan taraf her zaman önce başvuru yapan değil, dosyasını daha doğru yöneten taraftır.