Patent sürecinde “gizlilik süresi” denildiğinde genellikle başvurunun kamuya açılmasına kadar geçen dönem anlaşılır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrım vardır: patent sistemi, buluşun sonsuza kadar gizli kalmasına değil, belirli bir süre gizli tutulduktan sonra yayımlanmasına dayanır. Bu nedenle gizlilik, mutlak ve sınırsız bir koruma alanı değildir. Başvurudan sonra belirli bir döneme kadar dosya kamuya açık olmayabilir; ancak sonrasında sistem gereği yayıma girer.
Bu nedenle müvekkillerin sık yaptığı yanlışlardan biri, patent başvurusu yaptıktan sonra artık istedikleri kadar rahat davranabileceklerini düşünmeleridir. Oysa başvuru öncesi gizlilik ayrı, başvuru sonrası yayın sistemi ayrıdır. Eğer sizin için uzun süreli sır saklama daha önemliyse ve teknik çözümünüz tersine mühendislikle kolayca anlaşılamıyorsa, bazı durumlarda ticari sır yaklaşımı da ayrıca değerlendirilebilir. Buna karşılık, buluşunuz piyasaya çıktığında kolayca çözülebilecek bir yapıdaysa ve rakiplere karşı resmi hak istiyorsanız, patent sistemi daha uygun hale gelir.
İNKA PATENT olarak müvekkillere yalnızca “gizli mi kalır, yayımlanır mı?” düzeyinde değil, “bu buluş için gerçekten doğru koruma mantığı hangisi?” perspektifinde yaklaşırız. Bazen başvuru öncesi sıkı gizlilik, sonrasında patent yayını en doğru model olur. Bazen ise bazı bilgilerin hiç patente sokulmaması, ticari sır olarak tutulması daha doğru olabilir. Doğru cevap, teknik yapının ve ticari hedefin birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkar.