Bu soru, hem marka hem patent hem de genel ticari koruma bakımından en kritik sorulardan biridir. Çünkü birçok girişimci ve buluş sahibi, elindeki değerin henüz başvuru aşamasına gelmeden önce nasıl korunacağını merak eder. Burada ilk bilinmesi gereken şey şudur: “fikir” tek başına her zaman doğrudan tescil edilen bir şey değildir. Korunabilir olan; fikrin hangi biçime dönüştüğü, ne kadar somutlaştığı ve hangi hukuki kategoriye girdiğidir.
Eğer konu bir isim, logo, slogan veya ticari kimlik ise marka koruması gündeme gelir. Eğer ortada teknik bir çözüm, cihaz, sistem veya mekanizma varsa patent ya da faydalı model düşünülebilir. Eğer henüz tescil aşamasına gelinmemişse, gizlilik sözleşmeleri, kontrollü bilgi paylaşımı, tarihli kayıt oluşturma, teknik dokümantasyon ve ticari sır yönetimi öne çıkar. Birçok kişi en büyük hatayı, elindeki yapıyı ne olduğu netleşmeden herkesle paylaşarak yapar. Oysa doğru yaklaşım, önce fikrin hangi hak kategorisine girdiğini tespit etmek, sonra o alana uygun koruma yöntemini seçmektir.
İNKA PATENT olarak “fikir koruma” meselesine çok yönlü bakıyoruz. Müvekkilin elindeki değerin bir marka mı, teknik buluş mu, tasarım mı, yoksa ticari sır niteliğinde mi olduğunu analiz ediyoruz. Sonrasında buna uygun hukuki zemini kuruyoruz. Çünkü fikir ancak doğru sınıflandırılırsa korunabilir. Aksi halde ya gereksiz açıklık oluşur ya da tescil şansı zayıflar.