Bu soru, uygulamada en sık duyduğumuz sorulardan biridir; ancak en başta şunu açıkça söylemek gerekir: marka tescilinde yalnızca “en ucuz” sonuca odaklanmak, çoğu zaman uzun vadede daha pahalı sonuçlar doğurur. Çünkü başvuru maliyetini düşürme adına yapılan hatalar; yanlış sınıf seçimi, yetersiz araştırma, hatalı mal ve hizmet listesi, riskli marka tercihi ve sürecin eksik yönetilmesi gibi sorunlara yol açabilir. Başvuru anında düşük görünen maliyet, sonradan ret, itiraz, yeni başvuru veya marka değişikliği zorunluluğu nedeniyle çok daha büyük kayba dönüşebilir.
Asıl doğru soru çoğu zaman “en ucuz” değil, “en verimli ve en güvenli” marka nasıl alınır?” olmalıdır. Çünkü marka başvurusu yalnızca bir form doldurma işlemi değildir; bir ticari kimliğin hukuki temele oturtulmasıdır. Eğer bu kimlik yanlış kurulursa, daha en başta markanın büyüme zemini zedelenir. Özellikle e-ticaret yapan, yatırım düşünen, bayilik sistemi kuracak veya yurtdışına açılacak işletmeler için yüzeysel yapılan marka başvuruları ileride büyük sorun yaratır.
İNKA PATENT olarak müvekkillere maliyet hassasiyetini küçümsemiyoruz; ancak yalnızca fiyat üzerinden karar vermemelerini öneriyoruz. Çünkü marka, işin geleceğini taşıyan bir varlıktır. Bizim yaklaşımımız, gereksiz işlem yükü yaratmadan ama riski de hafife almadan en doğru yapıyı kurmaktır. Ucuz görünen yanlış başvuru değil, doğru kurgulanmış başvuru uzun vadede en ekonomik çözümdür.