En doğru fikri mülkiyet stratejisi diye herkese uyan tek bir model yoktur. Doğru strateji, müvekkilin sektörüne, iş modeline, büyüme hızına, hedef pazarlarına, elindeki teknik veya ticari değerin niteliğine göre şekillenir. Bir tekstil markasının ihtiyacı ile bir makine üreticisinin, bir yazılım girişiminin veya bir gıda üreticisinin ihtiyacı aynı değildir. Bu nedenle IP stratejisi, “hangi belgeyi alalım?” sorusundan daha geniş bir çerçevede ele alınmalıdır.
Doğru strateji genellikle şu unsurların birlikte değerlendirilmesini gerektirir: ticari ismin ve markanın korunması, varsa teknik yeniliğin patent veya faydalı modelle güvence altına alınması, ürün görünümünün tasarım koruması ile desteklenmesi, kritik bilginin ticari sır olarak yönetilmesi, uluslararası pazarlarda öncelik sırasının belirlenmesi ve sözleşmesel koruma araçlarının devreye alınması. Burada önemli olan, hepsini aynı anda ve rastgele yapmak değil; işin doğasına göre hangi alanların öncelikli olduğunu belirlemektir.
İNKA PATENT olarak strateji kelimesini çok ciddiye alıyoruz. Müvekkile yalnızca başvuru yapan bir hizmet değil, hangi hakkın ne zaman alınması gerektiğini gösteren yol haritası sunuyoruz. Çünkü iyi kurgulanmış bir IP stratejisi, işletmeyi yalnızca bugünkü risklerden korumaz; gelecekteki yatırım, ortaklık, lisans ve büyüme süreçlerini de güçlendirir.