Coğrafi isimler marka olarak kullanılmak istendiğinde, hukuki değerlendirme her zaman daha dikkatli yapılmalıdır. Çünkü bir yer adının marka olarak tescili, sadece seçilen ismin estetik veya ticari beğenisiyle ilgili değildir; aynı zamanda bu ismin piyasada neyi çağrıştırdığı, mal veya hizmetle nasıl bir ilişki kurduğu ve başkalarının kullanım alanını gereksiz şekilde daraltıp daraltmadığı ile ilgilidir. Eğer kullanılan coğrafi ifade, ürünün kaynağını, niteliğini, ününü veya özelliklerini doğrudan çağrıştırıyorsa, bu tür ibareler çoğu zaman zayıf görülür ve tescil açısından sorun yaratabilir.
Özellikle gıda, tarım, turizm, tekstil, yöresel ürünler ve hizmet sektörlerinde coğrafi isimler çok daha hassas hale gelir. Çünkü tüketici bir şehir, bölge veya ülke adı gördüğünde bunu çoğu zaman ürünün geldiği yer, kalitesi veya karakteri ile ilişkilendirir. Bu durumda ilgili yer adının tek bir kişi veya şirket adına tekel altına alınması, hukuken sınırlı yaklaşılması gereken bir konu olur. Bununla birlikte her coğrafi isim otomatik olarak reddedilir demek de doğru değildir. Bazen coğrafi ifade, başka unsurlarla birleşerek ayırt edicilik kazanabilir ya da o sektör bakımından doğrudan tanımlayıcı olmayan bir kullanıma sahip olabilir.
İNKA PATENT olarak coğrafi isim içeren marka dosyalarında yalnızca kelimeye değil, bütünsel algıya bakıyoruz. İbarenin sektörde nasıl algılanacağını, ne ölçüde tanımlayıcı olduğunu, ek unsurlarla güçlendirilip güçlendirilemeyeceğini ve tescil riskinin hangi seviyede bulunduğunu değerlendiriyoruz. Çünkü coğrafi isimler bazı dosyalarda çok güçlü bir marka kimliğine dönüşebilir; bazı dosyalarda ise doğrudan risk kaynağı olur. Önemli olan, bunu baştan doğru okumaktır.