Bu soru, aslında maliyet veya prosedür sorusundan çok daha derin bir sorudur. Çünkü burada insanlar şunu sorgular: marka, patent veya faydalı model için ayıracağım zaman, enerji ve bütçe gerçekten karşılık bulacak mı? Cevap çoğu durumda evettir; ancak bu değer, yalnızca “tescil belgesi alayım” yaklaşımıyla değil, korumanın ticari faydası ile birlikte düşünülmelidir. Eğer ortada büyüyecek bir marka, taklit edilebilir bir ürün, yatırım alabilecek bir girişim veya piyasada farklılaşan bir teknik çözüm varsa, fikri mülkiyet koruması çoğu zaman yapılan en akıllı yatırımlardan biri olur.
Sorunun özü şudur: Siz bu değeri korumazsanız, ileride kaybetmenin bedeli ne olacak? İsim değişikliği, ürün değiştirme, ambalaj revizyonu, reklam yatırımının boşa gitmesi, üretim hattının durması, pazar yeri kapanması, ihlal davası veya yatırımı kaybetme gibi sonuçlar düşünüldüğünde, koruma çoğu zaman maliyet değil önleyici güvence haline gelir. Özellikle ticaretin dijitalleştiği ve kopyalamanın hızlandığı çağda, fikri mülkiyet koruması lüks değil temel savunma mekanizmasıdır.
İNKA PATENT olarak müvekkillere bunu her zaman dosya üzerinden somutlaştırıyoruz. “Değer mi?” sorusunun cevabını genel sloganlarla değil, somut risk ve fırsat analizi ile veriyoruz. Eğer gerçekten korunmaya değer bir varlık varsa, çoğu zaman bu işe değer. Çünkü tescil yalnızca bugünkü güvence değil; yarınki büyümenin de altyapısıdır.